https://www.bilgedinakademi.com/wp-content/uploads/2023/02/ozdenetim-sabir.pdf
https://www.bilgedinakademi.com/wp-content/uploads/2023/02/sevgi-saygi.pdf
https://www.bilgedinakademi.com/wp-content/uploads/2023/02/sorumluluk-guncel.pdf
Güzel Ahlaki Tutum ve Davranışlar
4. Sevgi, Saygı ve Dostluk
İnsanlar arasında iyi ilişkiler kurulabilmesi için sevgi ve saygıya önem verilmesi gerekir. İnsanları sevmeden, onlarla iyi ilişkiler kurmak mümkün değildir. Kültürümüzde, “Yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmek” anlayışı yaygındır. Bu anlayışa göre Allah’ın yarattığı varlıkları sevmek, Allah’a olan sevgimizin bir gereğidir. Her Müslüman bunun bilincinde olmalı, hem insanlara hem de diğer varlıklara sevgiyle yaklaşmalıdır. Günümüzde sık kullanılan sosyal medya ortamlarında da insanların haklarına saygılı olmalıyız. Hiç
kimsenin fotoğraflarını, özel bilgilerini, sırlarını sanal ortamlarda paylaşmamalıyız. Başkalarını küçük düşürecek, rencide edecek paylaşımları sosyal medyada yapmamalıyız. Başkalarına hakaret etmek, onlarla alay etmek gibi
yanlışlardan da uzak durma konusunda özenli olmalıyız.
Yüce Allah insanları farklı farklı yaratmıştır. Bu sebeple de insanların ırkları, renkleri, milliyetleri, düşünceleri, kişilikleri, zevkleri, alışkanlıkları farklı farklıdır. Bu farklılıklar, insanları sevmemize ve onlara saygı duymamıza engel değildir. Peygamber Efendimiz, sevgi ve saygıyı hayatının en önemli ilkelerinden biri hâline getirmiştir. Başta kendi çocukları ve torunları olmak üzere insanlara sevgi ve saygıyla yaklaşmıştır. Onlara olan sevgi ve saygısını da hem
sözleri hem de davranışlarıyla göstermiştir.
O, Sık sık ashabına danışır, onların görüşlerine değer verirdi. Hiç kimseyi küçümsemez, insanlar arasında ayrımcılık yapmaz, herkesin saygıya layık olduğuna inanırdı. Karşılaştığı kişilere güler yüzle selam verir, konuşurken vücudunu muhatabına doğru döner, böyle yapmayı onlara saygının gereği olarak görürdü. Kadın, erkek, hür, köle, büyük, küçük herkesle konuşur, sohbet ederdi. Bizler de onu örnek almalıyız.
İslamiyet, dostluğa önem verir ve insanları birbirleriyle dostça, kardeşçe geçinmeye yönlendirir. Dostluk, sevgi saygıya dayanmalıdır. Asla çıkara dayanmamalıdır. Dostlarımız iyi huylu, güzel ahlaklı olmalıdır. Herkesin olduğu gibi dostlarımızın da hataları ve kusurları olabilir. Atalarımız, “Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.” diyerek bize bu konuda uyarıda bulunmuşlardır. Bizler her zaman bunun bilincinde olmalıyız. Arkadaşlarımızı hatalarıyla kabul etmeliyiz. Bir hata yapınca hemen onlarla dostluğumuzu bitirmemeliyiz. Dostlarımıza ufak tefek sebeplerden dolayı kızmamalı ve onlarla küsmemeliyiz. Dinimiz; lakap takmayı, alay etmeyi, dedikoduyu, iftirayı, kıskançlığı yasaklar. Öyleyse bizler, dostluk ve arkadaşlık ilişiklerine zarar verecek söz ve davranışlardan kaçınmalıyız.
5. Öz denetim
Öz denetim; insanın bir amaca ulaşabilmek için kendi davranışlarını kontrol etmesi, iradesine hâkim olması, nefsinin her isteğine boyun eğmemesi demektir. Öz denetim bilincine sahip insan sorumluluklarını farkından olarak hareket eder. Söz, işve davranışlarında aşırıya kaçmaz, ölçülü olur. Onun, iyi bir şeyi yapması ya da bir kötülükten kaçınması için başka birileri tarafından denetlenmesi gerekmez.
“Allah’a ve Resulü’ne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider. Bir de sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”
“Ne zaman sen bir işte bulunsan ,ne zaman Kur’an’dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir iş yaparsanız o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidizdir. Ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabb’inden uzak (ve gizli) kalmaz…” İslam dinindeki Allah inancı ve Ahiret inancı insanların kendilerini denetlemelerini sağlar. Çünkü Allah’ın her şeyi gördüğüne ve bildiğine inanan, bütün söz ve davranışlarının melekler tarafından kayıt altına alındığına iman eden insan sorumluluk bilinci içerisinde hareket eder. Annesine, babasına, akrabalarına, komşularına ve topluma karşı sorumluluklarını titizlikle yerine getirir. Hiç kimsenin görmediği yerde bile kötülük işlemekten sakınır. Hiç kimseye zarar vermez ve kul hakkı yemez. Her türlü haksızlıktan kaçınır.
6. Sabır
Sabır, kişinin başına gelen olumsuzluklar karşısında ani bir karar verip öfkeyle hareket etmemesi, olayları değerlendirmek için soğukkanlılıkla beklemesidir. Sabırlı insan öfkeyle hareket etmez. Kararlarında aceleci davranmaz. Bir işi yaparken, bir davranışı gerçekleştirirken sonucunu düşünür. İşlerinde, davranışlarında, tepkilerinde ölçülü olur. Böylece sonradan pişman olacağı davranışları yapmaz. Sabırlı kişi, nefsine ağır gelse de ibadetlerine devam eder. Yine nefsi çok arzulasa bile her türlü haramdan uzak durur. İnsanlara anlayışla yaklaşır. Onların kusurlarını
affeder. Sabırlı insan, başına gelen olumsuzluklar karşısında ümitsizliğe ve karamsarlığa kapılmaz. Deprem, sel, yangın gibi felaketlerde, hastalık gibi olumsuzluklar karşısında yıkılmaz. Sabırla bütün zorlukların üstesinden geleceğini bilir. Sabırlı insan, başarısızlıktan yılmaz. Daha çok çalıştığında başarıyı elde edeceği inancıyla sabırla çalışmaya devam eder. Bütün bu özellikler de kişiyi toplumsal hayatta uyumlu bir birey, başarılı ve güçlü bir insan yapar.
7. Sorumluluk
Sorumluluk, kişinin üzerine düşen görevleri bilinçli bir biçimde aksatmadan yerine getirmesidir. Kişi hem Allah’a hem kendisine hem ailesine, komşusuna, akrabalarına, içinde yaşadığı topluma, doğaya ve hayvanlara karşı sorumludur. Kur’an-ı Kerim’de belirtildiğine göre insan, boş yere ve amaçsız olarak yaratılmamıştır. Allah insanı bir amaç için yaratmış ve onu sorumlu kılmıştır. Bundan dolayı insan yapmış olduğu davranışlardan hesaba çekilecektir. İnsan akıl ve irade sahibi bir varlık olduğu için dinen sorumlu kılınmıştır. Aklı dengesi yerinde olmayan kişi sorumlu değildir.
8. Vatanseverlik
Vatan bizim dünyaya gözlerimizi açtığımız yerdir. Havasını soluduğumuz, suyunu içtiğimiz, toprakları üzerinde yaşadığımız yerdir. Vatan; annemizin, babamızın, akrabalarımızın, dostlarımızın bulunduğu yerdir. Eğitim gördüğümüz, bilgi ve kültürümüzü artırdığımız, kendimizi maddi ve manevi olarak geliştirdiğimiz yerdir. Vatan bizim geçmişimizdir, geleceğimizdir, umutlarımızdır, hayallerimizdir. Kısacası vatan bizim her şeyimizdir. Bu sebeple biz, vatanımızı çok severiz. Bizler millet olarak yüzyıllardır bu topraklar üzerinde yaşıyoruz. Bu vatan üzerinde yüzyıllardır camilerden günde beş vakit ezanlar okunuyor. Dinimizin gerekleri olan ibadetleri bu vatanda özgür bir şekilde yerine getirilebilmektedir. Eğer bağımsız bir vatana sahip olmasak bütün bunları yapamazdık. Atalarımız her zaman bunun bilincinde olmuşlar ve vatanımıza canları pahasına sahip çıkmışlardır. Nitekim cennet vatanımızın her bir yanı şehitlerimizin kanıyla sulanmıştır. Üzerinde yaşadığımız topraklarda binlerce şehit yatmaktadır. İslam dininde vatan sevgisine büyük önem verilir. Vatan, bayrak gibi mukaddes değerleri sevmek ve korumak dinimizin en önemli emirlerinden biridir. Çünkü mukaddes değerlerimiz bizim şerefimizdir, namusumuzdur, bağımsızlığımızdır, geçmişimizdir, geleceğimizdir. İslam dininde vatanını, bayrağını, namusunu vb. kutsal değerlerini korumak farzdır. Dinimizde vatan, millet, bayrak vb. kutsal değerler için canını feda edenler şehit sayılır. Kur’an’da şehitliğin büyük bir makam olduğu belirtilmiştir. Ayrıca dinini, canını, malını, aklını, ailesini korumak uğruna can verenler de dinimize göre şehit kabul edilir.
Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği 09 Ocak 2026 Tarihli Resmi…
1. İlk Emir: Varoluşun Anahtarı Kur’an-ı Kerim’in nüzul sürecinin "Oku!" emriyle başlaması tesadüf değildir. Bu…
2025 2026 8. SINIF DİKAB YILLIK PLANIİndir İndirmek için yukarıdaki butona tıklayınız.
2025 2026 7. SINIF DİKAB YILLIK PLANIİndir İndirmek için yukarıdaki butona tıklayınız. İyi Çalışmalar dileriz.
2025 2026 6. SINIF DİKAB YILLIK PLANI (MAARİF MODELİNE UYGUN)İndir 6. Sınıf Maarif modeline uygun…